Books

❝Türkiye sinemasında yargılama filmlerinin neredeyse yokluğunun en önemli nedeni, hukukun, devlet eliyle toplum kuruculuğu ve toplumdan ayrı düşünülememesi, gündelik yaşamda istisnai bir hal olmayıp tüm yaşamın göbeğinde yer alması, insanın başına bir şey gelmediği sürece uzak durulan değil, her alanda ve anlamda uzak durulamayacak kadar yaşamsal olması gibi konularda yurttaşların bilgisizliği ve ilgisizliği nedeniyle sinemacıların bu alandan uzak durmuş olması olabilir.❞


Satın Almak İçin: BabilKitap YurduPandora / İdefix / D&R

❝Hukuka nasıl ve hangi mekanizmaların zorlamasıyla uyduğumuzu anlamaya çalışmak, hukuk karşısında ahlâkî bir duyarlık geliştirmenin ilk basamağıdır. Nasıl sorusu, bizi benliğimizdeki karmaşık örgüden haberdar eder. Alışkanlıktan mı, menfaatten mi, korkudan mı, sevgiden mi, yoksa bilincinde olmadığımız bir zamana ait bir duygudan mı hukuka uymaktayız? Bu karmaşık etkiler hakkında edineceğimiz bilgi, bireysel ahlâk açısından önemlidir. Ancak bilgi ve ahlâk, zorunlu bileşenler değildirler. Ve bilgi pek az durumda insana ahlâk da getirmiştir.❞


Satın Almak İçin: BabilKitap YurduPandora / İdefix / D&R

❝Ama “hiç ağlamayan”, bir neşe etiğini ondan önce de sonra da hiç kimsenin düşünmediği gibi düşünen ve hangi biçimi almış olursa olsun, çileci ideali parça parça eden, “hiçbir tanrısal varlık, kıskanç biri dışında hiç kimse benim güçsüzlüğümden ve bahtsızlığımdan haz alamaz; ondan başka hiç kimse gözyaşlarını, hıçkırıkları, korkuyu ve güçsüz bir ruh halinin belirtileri olan başka şeyleri erdem sayamaz” diye yazan Spinoza, aynı zamanda, insanın bahtsızlığına hiç gülmeyen kişidir: “İnsanların eylemleriyle alay etmemek, onlara acımamak, onlardan nefret etmemek, onları anlamak”. Tam da Celan’ın şiirinde, Spinoza, genç Albilili kadın için bir gözyaşı perdahlar.❞


Satın Almak İçin: BabilKitap YurduPandora / İdefix / D&R

❝Yargılama filmlerinin neredeyse hiç çekilmediği ülkelerde sorulması gereken ve cevapları birbirine bağlı sorular ise şunlardır: Neden böyle filmlere sinemacılar ilgi göstermez ya da gösteremez? Neden kitleler beyaz perdede şu ya da bu hukuku, onun adalet anlayışını, yargılamalar temelinde ele alan filmleri izlemeye hevesli değildir? Önce sinemacıların ve hukukçuların, sonra herkesin cevaplaması gereken sorular.❞


Satın Almak İçin: BabilKitap YurduPandora / İdefix / D&R

❝Gerçek nedenlerin ardına düşen, mitoslarla oyalanmaz, gizlediklerini yakalamaya çalışır; yüceltmelere itibar etmez, masallara kanmadan hep kurulu olanı ifşa eder; eşitsiz güç ilişkileri dünyasında hâkimiyeti gösterir ve zaten hukukîlik de başka şeyi göstermez. “Hukuk budur” diyen tanımlara rağbet etmeden eleştirel tavır almak, her sınırlı tanımın aslında neye hizmet ettiğini anlatmaktır. Biliminin ondan istediği nesnelliğe sadık kalan hukukçu, yaratılmış Hakîkat ardında gizli, irili ufaklı iktidar Gorgon’larının onlarla karşılaşmaya heves edenleri taşa çevirmek için beklediğini bilir; onlara uzak kalarak eylemi kuramın belirleyicisi yapmaz. Kuramı olmasa da dünyaya bakışı siyasî tavrını nesnellikle donatabilir; nesnellikle oluşturduğu kuramında da bu tavra aykırı yan olmayacaktır. Gücün hizmetine girense kuramı eğip bükerek onunla eylemine dayanak uydurur. Özerkliği korumanın vazgeçilmez koşulu onu her yöneticiden, her yönetimden, bilim insanını sarabilecek her yönetici ihtirastan ve çıkar tutkusundan sakınmaktır.❞


Satın Almak İçin: Babil / Kitap Yurdu / Pandora / İdefix / D&R

❝Tam da bu, geçmişin bugünü için güncel temeldir. Kurbanların ve faillerin geçmişten söz etmekten korktukları bir nesilden sonra, geçmiş hakkında konuşulmamasını düşünülemez bulan benim neslim ipleri eline aldı. Bu neslin ana akımı bir yandan bizim deneyimlerimiz, düşüncelerimiz, temalarımızken, diğer yandan da bizi şekillendirmiş olan ve hâlâ da meşgul etmeye devam eden geçmiştir.❞


Satın Almak İçin: Babil / Kitap Yurdu / Pandora / İdefix / D&R

❝Otoriter bir hakikatin sorgulandığı yerde, toplumsal olanı nihai bir meşruiyet ölçütüne bağlamak ve bu meşruiyetin yanılmaz olduğunu iddia etmek imkânsızdır. Elbette insan her zaman verili bir toplum içine doğar ve toplumsal olanı mümkün kılan, topluluğun topluluk olarak kendini düşünme biçimidir ama bu biçim asla bir kesinlik taşımaz ya da tek bir iradeye sahip olmaz. Çatışmasız ya da çelişkisiz bir kesinlik değil, ‘bir’ halk olmanın olgusal olarak imkânsızlığıdır söz konusu olan.❞


Satın Almak İçin: BabilKitap YurduPandora / İdefix / D&R

❝Spinoza’nın doğa durumu ve doğa yasalarını gerçek bir doğal hak teorisiyle belirlediği düşüncesinin olası sonuçları yıkıcıdır: Doğa durumunda, başka bir deyişle başlangıç durumunda, kişi kendi kendini belirlemenin –eylemlerini doğru akla göre belirlemenin– mutlak gücüne sahip değildir; buradan çıkan sonuca göre o, ‘kendisine akıldan çok, kör tutkuları rehber edinir’.❞


Satın Almak İçin: Babil / Kitap Yurdu / Pandora / İdefix / D&R